Kısa cevap: Apartmanda köpek beslemek, evin metrekaresinden çok günlük rutinin kalitesine bağlıdır. Küçük bir dairede bile düzenli yürüyüş, zihinsel uyarım, sabit tuvalet düzeni ve komşularla uyumlu bir ses yönetimi kurulduğunda köpek rahatça yaşar. Belirleyici olan alan değil; enerjinin nereye harcandığı ve evin köpeğin ihtiyaçlarına göre düzenlenip düzenlenmediğidir.
Köpekler için ev, dinlenme ve güvende olma alanıdır; koşma, koklama, keşfetme ihtiyaçları ise büyük ölçüde dışarıda karşılanır. Bahçeli bir evde yaşayan köpek de aslında bahçede saatlerce koşmaz; çoğu zaman uyur. Bu yüzden dar alan, tek başına bir engel değildir. Sorun, dışarı çıkışların yetersiz kaldığı, köpeğin gün boyu aynı dört duvar içinde hiçbir uyaran almadan beklediği durumlarda başlar. O zaman huzursuzluk, kapı önünde havlama, mobilya kemirme ve aşırı hareketlilik gibi davranışlar ortaya çıkar.
Yeni başlayan biri için en sağlıklı yaklaşım şudur: apartman koşullarını baştan kabul edip günlük programı buna göre kurmak. Sonradan “alışır” diye beklemek yerine, ilk haftalardan itibaren sabit bir düzen oluşturmak hem köpeği hem sizi rahatlatır.
Küçük ırk her zaman apartmana daha uygun demek değildir. Bazı küçük köpekler oldukça hareketli ve sesli olabilir; buna karşılık iri yapılı ama sakin karakterli köpekler evde çok daha az sorun çıkarır. Karar verirken şu üç noktaya bakmak yeterli:
Köpek seçimi ve evi hazırlama konusunu ayrı bir başlık olarak ele almak, sonradan yaşanacak birçok uyumsuzluğu baştan önler.
Köpeğin evde kendine ait, sabit bir alanı olması gerekir. Bu alan geçiş yollarının üstünde, kapının hemen yanında veya kalorifer peteğinin dibinde olmamalı. Sakin bir köşe, yıkanabilir bir yatak ve yakınında su kabı yeterlidir.
Güvenli yaşam ortamı oluşturmak, dar dairelerde daha da kolaydır; çünkü kontrol edilecek alan sınırlıdır. Bir öğleden sonrada evin büyük kısmını köpeğe uygun hale getirebilirsiniz.
Apartmanda yaşayan bir köpeğin en büyük ihtiyacı düzenli dışarı çıkıştır. Günde en az iki, ideal olarak üç yürüyüş hedeflenir. Bunlardan biri sadece tuvalet için kısa, diğeri koklamaya ve gezinmeye ayrılan daha uzun bir tur olabilir.
Yalnızca yürümek yetmez. Koklama, köpek için zihinsel olarak yorucudur ve onu evde sakinleştirir. Yürüyüşte köpeğin durup koklamasına izin vermek, tempolu ama kısa bir yürüyüşten daha etkilidir. Evde de şu yöntemler işe yarar:
Kısa ve düzenli eğitim, egzersizin yerini tutmaz ama enerjiyi verimli biçimde harcatır. Köpek egzersizi ve fiziksel aktivite konusunu ayrıca planlamak, özellikle hareketli ırklarda şarttır.
Yavru köpekler yaklaşık her iki-üç saatte, yemek ve uykudan hemen sonra tuvalete çıkmak ister. Apartmanda bu, asansör ve merdiven süresi yüzünden zorlayıcı olabilir. Başlangıçta evde tuvalet pedi kullanmak, ardından pedi kapıya doğru kaydırarak dışarıya geçiş yapmak yaygın bir yöntemdir. Doğru yere yaptığında sakin bir sesle övmek, yanlış yere yaptığında ceza vermeden temizlemek en hızlı yoldur; ceza yalnızca köpeğin sizden gizlenmesine yol açar.
Apartmanda en sık yaşanan sorun havlamadır. Nedeni genellikle üçtür: dışarıdan gelen sesler, yalnız kalma kaygısı ve biriken enerji. Kapı önündeki hareketi göremeyeceği bir dinlenme alanı, gün içinde hafif bir arka plan sesi ve çıkmadan önce yapılan iyi bir yürüyüş çoğu durumu yumuşatır.
Yalnız kalma kaygısında ise süre kademeli artırılır: önce beş dakika, sonra on beş, sonra yarım saat. Gidiş ve dönüşleri sessiz, sıradan bir olay gibi geçirmek, veda ve karşılama coşkusunu azaltmak faydalıdır.
Küçük alanda tüy ve koku daha çabuk fark edilir. Haftada iki-üç kez tarama, yatağın düzenli yıkanması, günlük havalandırma ve pati temizliği için kapı yanında hazır bekleyen bir havlu düzeni büyük fark yaratır. Tüy bakımı ve temizlik alışkanlıkları oturduğunda, ev sürekli bir uğraş halinden çıkar.